Menu

Önemli Duyuru Tüm Kamu Çalışanları ve Üyelerimize Çağrımızdır.!

Değerli kamu çalışanları ve saygı değer üyelerimiz;
2018 yılından itibaren “Eğitim ve Bilim” başta olmak üzere; büro, sağlık ve haberleşme hizmet kollarında örgütlenme çalışmalarımızı tamamlayıp, liyakat sendikalarını olarak faaliyetlerimize başladık. 
Liyakat sendikaları olarak; üyelerimizin kurumlarında yaşadıkları sorun ve baskılara müdahil olmak, disiplin kurullarına intikal eden disiplin dosyalarına genel merkez yönetimimizin bizzat müdahil olarak katılım sağlanması, hukuki konularda destek sağlanması amacıyla üç farklı avukatla çalışmak gibi sözde “büyük sendikaların” yapamadığı birçok başlıkta çalışma hayatına katkı sunma gayreti içerisinde olduk. 
Gece – gündüz demeden günlerimizin ve saatlerimizin büyük bir bölümünü sendikaya ve üyelerimize adadık. Siyasetin değil kamu çalışanlarının sözcülüğünü yapma gayreti içerisinde olduk.
 
Değerli kamu çalışanları, saygı değer üyelerimiz; 
 Sendikaların; siyaset yapmasına, siyasetten beslenmesine, siyasetin dilini kullanmasına, siyasi partilerin il/ilçe teşkilatı gibi çalışmasına itiraz ettik, itiraz ediyoruz.  
Kamu bürokrasisinin sendikaların seçkin mensuplarından oluşturulmasına, “Al takke ver külah” sendikacılık anlayışına, sendika başkanlarının belli bir dönem sonrasında TBMM’ne çöreklenmesine itiraz ettik, itiraz ediyoruz. 
 
Geldiğimiz noktada üzülerek ifade ediyorum kamuda liyakatli insan kaynakları ötelenmiş ve küstürülmüş, kamu çalışanları çocuklarına vereceği bir simit parasının hesabını yapar duruma gelmiş, kira, doğalgaz, elektrik ve çocuklarının okul giderlerini karşılamak imkânsız hale gelmiş, aybaşlarını kredi kartlarına takla attırarak getirmek zorunda bırakılarak faiz enflasyon sarmalı altında ezilerek bankalara çalışır hale gelmiş, büyük bir çoğunluğu da geçimini sağlayabilmesi için ikinci bir iş arar hale gelmiştir.
 
“Yetkili sendika” ve “yancı işbirlikçi sendika” başkanlarının siyasi ihtiraslarının yüzünden kamu çalışanları açlık sınırında yaşam mücadelesi verme noktasına gelmiştir. Yetki ve etkisini siyasi ikballeri uğruna kullanmaktan sıkılmayan sendika başkanı görünümlü siyasi şahsiyetlerin hiçbir zaman önceliği kamu çalışanları olmamıştır. liyakat, ücret ve sosyal hak anlamımda çözülmesi gereken yığınla sorunu varken yetkili sendika müdürünün her toplu görüşmede önceliği masanın şekli, şemaili oturma düzeni olmuştur.
 
 6. Dönem toplu görüşme masasına da aynı söylem ve taleple oturan yetkili müdür, yeni atanan işbirlikçi ve yancı muavini de yanına alarak eksi zamma imza atmak suretiyle örgütsel güçlerini yine örgütlerini ve kamu çalışanlarını masada satmaktan yana kullanmışlardır. 
Toplu satış sözleşmesiyle yetinmeyen yetkili müdür ve yancı işbirlikçi muavin omuz omuza vererek, Anayasayı, uluslararası sözleşmeleri, sendikalar kanununu rafa kaldırıp örgütlenmenin önüne %1 barajı getirerek Türk Sendikacılık tarihine darbe yapmışlardır. 
 
Söyleyebilecekleri, eylemleri varlığını borçlu olduğu erklerin desturuna bağlı bu sendika başkanı görünümlü siyasi şahsiyetler; varlığını ve gücünü kanunlardan ve üyelerimden alan herhangi bir Erk’e diyet borcu olmayan bizim gibi “küçük” ama onurlu sendikaların mücadelesinden rahatsız olmuşlardır.  
 
Örgütlerindeki homurdanmaları kesmek, üye kayıplarını engellemek, Kamu çalışanlarını sağ ve sol ekseninde örgütlenmiş sendikalar arasında tercihe zorlamak amacıyla getirdikleri bu rüşvet düzenlemesi kamu çalışanlarını vicdanları ile cüzdanları arasında tercih yapmaya mecbur bırakmıştır. 
Değerli kamu çalışanları, saygı değer üyelerimiz;
 
Toplu sözleşmeyle getirilen bu rüşvet düzenlemesi kanuna açık bir şekilde aykırıdır ve yargıya intikal ettirilmiştir. 
Maalesef üzülerek belirtiyorum bu düzenleme Kamu-Sen’nin atanmış muavinin desteğiyle masaya getirilmiştir. Daha düne kadar hasım olan birçok konuda muhalif olan “Kamu Sen” memur-sen’le ittifak olmuş, kıyıda köşede kalmış birkaç bürokratik kadroya seçkin mensuplarının atanması karşılığında ortaklıklarını da taçlandırmışlardır. Bu leşçi ve ganimet toplayıcı ahlaksız anlayışın il ve ilçe teşkilatlarındaki akbabaları ve sansarları kamu çalışlarına söyleyecekleri bir söz olmadığı için üç ayda ödenecek bu toplu sözleşme ikramiyesini gerekçe göstererek kurum, kurum dolaşarak üyelerimizi ve diğer sendika üyelerini sendikalarına davet etmektedirler. Bu onursuzluğun ahlaksızlığın hizmetkarlığını yapmaktadırlar.
 
  Buradan bu ahlaksız düzenlemenin müsebbiplerine hatırlatmak isterim ki.! 
Rantını paylaşamadığınız, uğruna birbirinizi yediğiniz, yargıya intikal ettirdiğiniz İLKSAN davasının sonucu ne ise yaptığınız bu ahlaksız rüşvet düzenlemesinin sonucu da aynı olacaktır. 
Bu leşçi anlayışın tek sermayesinin dillerinden düşürmediğ milli ve manevi değerler olduğunun farkındayız 
dillerinden düşürmedikleri bu sermayenin de pas tutmuş yüreklerinde, kibirlerine yenik düşmüş vicdanlarında karşılığının olmadığının da farkındayız. 
Örgütsel gücün vermiş olduğu sarhoşluğun hazıyla gerçeklerden kopmuş, dengesiz ve densizlikleriyle kamu çalışanlarını yalnızlığa, sefalete sürükleyen bu şahsiyetler iliklerine kadar Hubris Sendromu yaşamaktadırlar kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler.  
 
Bizlere gönül vermiş değerli kamu çalışanları ve saygı değer üyelerimiz.
 
15 Ocak 2021 tarihi itibariyle bu ahlaksız düzenlemeden Eğitim ve Bilim iş kolunda faaliyet gösteren sendikalardan yalnızca; Eğitim Bir-Sen, “Türk” Eğitim-Sen, Eğitim Sen ve Eğitim İş sendikası %1 barajını geçtikleri için yararlanabileceklerdir.
Bizler liyakat sendikaları olarak mücadelemize yılmadan yıkılmadan devam ediyoruz. 
Biliyorum ki “pazarlıkların” yalnızca 300-500 TL’lik gibi bir zamla sonuçlandığı toplu görüşmede kamu çalışanları için bulunduğumuz ekonomik koşullarda maaşına aylık olarak etki edebilecek 85 TL bile önem arz etmektedir.
 
Yine biliyorum ki onurunu, çizgisini, insanlığını ne parayla ne de makamla değişmeyecek binlerce kamu çalışanı vardır.
Değerli kamu çalışanları ve kıymetli üyelerimiz Bir kamu çalışanı ve bir sendika başkanı olarak sizlerden ricamdır.
 Bu ahlaksız düzenlemede imzası olan sendikalara üye olup da aylık 85 TL bir kayıp benim bütçemi etkilemez diyenlerin istifa etmesi, ekonomik koşulları iyi olmayan ve bu paraya ihtiyacı olan üyelerimizin de mahkeme sonuçlanıncaya kadar maaşlarında kayıp yaşamaması adına bizlerden istifa ederek bu düzenlemeden yararlanan dört sendikadan birine üye olması yönündedir.
 
Tarih insanlığı etkileyen herşeyi not ettiği gibi namusluları ve namussuzları da not edecektir.
Saygı, sevgi ve hürmetlerimi en içten duygularımla sunarım.
 
                    Emir KAZAK
          Liyakat-Sen Genel Başkanı


Bu sayfa 746 kez ziyaret edilmiştir.